Anasayfa / TÜM HABERLER / YAŞAM / Uğuzlu’dan Diyanet’e dilekçe

Uğuzlu’dan Diyanet’e dilekçe

(ŞANLIURFA-RHA) Araştırmacı-Yazar M.Kemal Uğuzlu, Diyanet İşleri Başkanlığı’da dilekçe yazarak cami içerisindeki kurallar ile ilgili talepte bulundu.  

Urfa Değişim gazetesinde köşe yazarı olan Araştırmacı-Yazar M. Kemal Uğuzlu, camilerin içerisindeki davranışlar ve Cuma günleri hutbede uyulması gereken kurallar ile ilgili taleplerini Diyanet İşleri Başkanlığı’na açık dilekçe şeklinde iletti.

Uğuzlu, “Evvela her işte olduğu gibi, bilhassa itikat ve muamelat açısından insanları her türlü batıl bid’a ve dalaletten kurtarmak adına, yapılacak olan Kur’an ve sünnete uygun: itikadi, ilmi ve ameli ruhsat ile başlayıp takvaya götürecek çalışmalarınızda başarılar dilerim.” dedi.

“Öncelikle sorunları kendine dert edinen birey ve araştırmacı-yazar kimliğim ve bir gazeteci olarak, kamuoyu nezdinde düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim.” diye ifade eden M.Kemal Uğuzlu, şu taleplerde bulundu:

1- Lütfen bir kompozisyon-makale olarak yazılmış hutbeye göre ayet, hadis aranmasın! Ayet ve hadisin tercüme ve tefsiri hutbe olarak okunsun! Hutbeler, az, öz ve anlaşılır olsun.

2- Hutbenin başında, sonunda ve ortasında dünyevi işlere çağrılar yapılmasın. Caminin ihtiyaçları namazdan önce vaazda veya namazdan sonra dışarıda cemaate arz edilsin.

3- Camilerin içi veya giriş-eyvanı resimli reklam ve propaganda meydanına dönüşmesin. İllada siyasi olmayan bir helal duyuru gerekiyorsa, dış cephe-caddeden yana caminin uygun bir duvarına istenirse ışıklı-camlı panolar yapılsın.

4- Herhangi bir vakıf, kurum, dernek veya belediyece serilen halılara isim ve amblemleri, totem ve figürleri lütfen yazılıp sergilenmesin.

5- Hatipler hutbeye çıkıp millete dönünce lütfen bir selam vermeyi ihmal etmesin.

6- Vaizler cuma ezanından sonra derhal son cümlelerini buyursun.

7- Her Cuma, cumanın (ısrarla) farzı, sünneti, hatta mendup ve mübahı ve bilhassa cumanın edası ve sıhhatinin şartları tekrar tekrar anlatılarak (diğer namazlarında) adeta eğitim ve öğretimi yapılsın.

8- Sadece girdiği imtihanı kazanmakla İmam-Hatipler ve Vaizler atanmasın. Vizyon, misyon, liyakat, itikat, amel noktalarında geçmişindeki bazı gayrı şer’i eylem ve söylemlerinden vazgeçip-geçmediği lütfen gözününde bulundurulsun.

9- İmamlar cemaatten önce kıyafetiyle olması gereken yerde bulunup, cemaat dağılmadan makamından alel-acele çekip gitmesin.

10-Ve mümkün ise toplumsal aydınlanma ve ilerlemenin gerisinde kalmamaları için: Mevcutlara açık ve yenileri için bundan böyle en az iki yıllık bir örgün İmam-Hatip Yüksek Meslek Okulu açılsın. Değilse bile yüksek okul diploma şartı aransın.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

İlginizi Çekebilir

Şanlıurfa’nın Pir’i Kazancı Bedih mezarı başında anıldı

Şanlıurfa’nın unutulmaz gazelhanlarından ‘Kazancı Bedih’ olarak bilinen Bedih Yoluk vefatının 17. Yıldönümü dolayısıyla Bediüzzaman Aile …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.